Nikâh Masasında ‘Hayır’ Diyen Gelin: Bir Sır, Bir Anne ve Kırık Hayaller

Emre’yle tanışmamız bir tesadüf değildi belki de. Üniversitede, kütüphanede karşılaşmıştık. O zamanlar hayatımda her şey yolundaydı. İstanbul’un kalabalığında, kendi küçük dünyamda huzurlu bir hayat sürüyordum. Emre ise, sessiz, içine kapanık ama bir o kadar da nazik biriydi. İlk başta arkadaş olduk, sonra dost, sonra sevgili. Ailem Emre’yi çok sevdi, özellikle babam. Annem ise hep biraz mesafeli kaldı. Ama asıl mesafe, Emre’nin annesi Sevim Hanım’daydı. İlk tanıştığımızda bana soğuk davranmıştı, ama ben bunu klasik kayınvalide-gelin çekişmesi sanmıştım. Ne kadar yanıldığımı anlamam yıllar sürdü.
Düğün hazırlıkları başladığında, Sevim Hanım her şeye karışmaya başladı. Gelinliğimden tutun da, düğün salonunun seçimine kadar her konuda fikrini söylüyor, hatta bazen kararları kendi başına veriyordu. Emre ise annesine karşı hep yumuşak davranıyordu. “O da heyecanlı, ilk defa oğlunu evlendiriyor,” diyerek beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Ama içimde bir huzursuzluk vardı. Annemle konuştuğumda, “Kızım, dikkat et. Herkesin bir sınırı vardır,” demişti. O zamanlar annemin ne demek istediğini tam anlamamıştım Devamını okumak için diğer sayfaya geçiniz.
Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin... 👇