Eşim Tolga ile rüya gibi bir evliliğimiz vardı
Ertesi gün Tolga eve geldiğinde, hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalıştım ama sesimdeki titremeyi engelleyemiyordum. Salonda otururken ona sessizce sordum: "Tolga, Bursa’daki evin perdeleri ne renk oldu?"
Yüzündeki kanın çekildiğini, o an kaskatı kesildiğini gördüm. "Ne... Ne diyorsun sen?" diye kekeledi. Yerimden kalkıp tableti önüne fırlattım. "Buse’yi diyorum, tapuyu diyorum, benim annemin gümüşlerini satıp kurduğun o sahte yuvayı diyorum!"
Önce inkar etmeye çalıştı, her zamanki gibi bağırıp üste çıkmaya yeltendi. "Sen benim özelimi nasıl karıştırırsın!" diye kükredi. Ama bu kez geri adım atmadım. Gözlerinin içine bakarak, "Sen benim hayatımı, gençliğimi ve güvenimi çaldın. Şimdi ya bu evden sessizce gidersin ya da bu dökümlerle birlikte polise ve avukatıma giderim. Seni nitelikli dolandırıcılıktan rezil ederim," dedim.
O an o mağrur, sert adamın nasıl küçüldüğüne şahit oldum. Dizlerinin üzerine çöktü, ağlamaya başladı. "Bir hataydı, boşluğa düştüm, seni kaybetmek istemedim," gibi klişe yalanlar sıraladı. Ama benim için artık çok geçti. Bir insanın bir kez kalbi kırılırsa onarılırdı belki ama ruhu ihanetle tuzla buz olduysa, o parçaları birleştirmeye kimsenin gücü yetmezdi.
Aynı gece valizini kapının önüne koydum. O giderken arkasından bakmadım bile. Boşanma davasını ertesi sabah açtım. Evi ve arabayı, o diğer kadına yedirdiği her kuruşu kuruşuna geri almak için yemin ettim. Zorlu bir süreçti; tehditler, yalvarmalar, araya giren akrabalar... Ama bir an bile sarsılmadım.
Aylar sonra mahkeme salonundan çıktığımda, sırtımdaki o devasa yükün hafiflediğini hissettim. Tolga artık hayatımda sadece kötü bir anı olarak kalacaktı. Eve döndüğümde çekmecelerim boştu, takılarım yoktu ama huzurum geri gelmişti. Kendi ayaklarımın üzerinde durmayı, kimseye, en yakınıma bile körü körüne güvenmemeyi acı bir tecrübeyle öğrenmiştim.
Şimdi her sabah kendi hazırladığım kahvaltı masasına otururken, o karanlık günlerin geride kaldığını biliyorum. İhanet beni yıkmamış, aksine içimdeki o güçlü kadını uyandırmıştı. Tolga ise kurduğu o yalan dünyada, çaldığı hayatların bedelini ödemeye mahkum kalmıştı. Kapımı kilitledim, ışıkları söndürdüm ve ilk kez deliksiz bir uykuya daldım. Yarın, tamamen benim olan yeni bir hayatın ilk günüydü.
Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin... 👇