Defalarca denedim. Ama siz hep gidip geliyordunuz, bir şeylerle meşguldünüz.

Emiliano, izleme odasının kapısını nasıl açtığını hatırlamadı.
Sadece kendi bedeninin ileri atılışını hatırladı.
Ramiro onu durdurmaya çalıştı.
—Efendim, bekleyin…
Ama Emiliano çoktan gizli koridora girmişti; kulaklarında kanının uğultusu yankılanıyordu.
Ekranlarda Patricia hâlâ ilerliyordu. Elinde altın bir anahtarla, kızlarının annesi Clara’nın odasına doğru yürüyordu. Üzerindeki sakinlik, herhangi bir çığlıktan daha ürkütücüydü.
Daniela, Martina’ya sarılmıştı.
Rosa bembeyaz kesilmişti, kıpırdamadan duruyordu; sanki bir sonraki dakikanın her şeyi yıkabileceğini biliyordu.
Emiliano gizli odadan çıktı ve üst kata bağlanan yan koridordan ilerledi.
Ana merdivenleri kullanmadı.
Patricia’ya rol yapması için zaman tanımak istemiyordu.
Tatlı bir sesle hazırlanmış tek bir yalan daha duymak istemiyordu.
Onu karşısında görmek istiyordu.
Maskesiz görmek istiyordu.
Son koridoru döndüğünde, onu Clara’nın kapalı yatak odasının önünde buldu.
Patricia anahtarı çoktan kilide sokmuştu.
Parmakları yavaşça dönüyordu.
Kendinden emin.
Sanki o oda da ona aitmiş gibi.
—O kapıyı açma.
Emiliano’nun sesi o kadar soğuktu ki, kendisi bile keskinliğini hissetti.
Patricia donakaldı.
Bir anlığına arkasını dönmedi.
Ve o anda Emiliano acı bir gerçeği anladı.
Onun geri dönmesine şaşırmamıştı.
Bu kadar çabuk gelmesine şaşırmıştı.
Patricia yavaşça başını çevirdi. Devamını okumak için diğer sayfaya geçiniz
Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin... 👇