GÜNCEL HABERLER

Uçak kabininde, insanların uykuya dalmak için yarıştığı bir ortamda, iki aylık bir bebekle yolculuk yapmanın zorluklarıyla baş başaydım. Oğlum, gökyüzünde süzülen metal kuşun içindeki yüksek sesli gürültüye karşı tepkisini vermekten çekinmeyerek, ağlamaya başlamıştı. Yanımdaki yolcu, muhtemelen sabırsız bir ruh halinde, bu duruma tahammül edemeyerek gözlerini devirdi. Uçuşun uzunluğu ve kabin baskısı, gerilim dolu anlar yaratıyordu; her geçen dakikada huzursuzluk artıyordu. Hayatımda ilk kez, bir başka insanın rahatsızlığına karşın, bir ebeveyn olmanın getirdiği savunma mekanizmalarını uygulamak zorunda kalmıştım. O an, toplumsal bir deneyimin ortasında, hem annelik hem de yolculuk pratiği ile yüzleşiyordum. Fakat hiçbir şey, yanımdaki komşunun yaptığına benzer bir değişimi tahmin etmeme engel olamazdı.Devamını ğörmek için diğer sayfaya geçiniz 

Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin... 👇

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.