Müdürün Telefonuyla Dünyam Başıma Yıkıldı: ‘Okula Hemen Gel, Bazı Yabancılar Oğlunu Soruyor

Kamp sabahı Mert’i uğurlarken çantasının her zamankinden daha ağır olduğunu fark ettim. İçine fazladan su ve birkaç enerji barı koymuştu. ‘Baba, bugün uzun bir yürüyüş yapacağız’ demişti gülümseyerek. Akşam döndüğünde ise bitkinlikten ayakta duramıyordu. Ayakkabıları parçalanmış, dizleri çamur içinde kalmıştı. Sadece ‘Yorulduk ama değdi baba’ dedi ve erkenden uyudu. Ertesi sabah müdürden gelen o gizemli telefonla sarsıldığımda, aklımdan bin bir türlü kötü senaryo geçti. Okula vardığımda koridorlarda garip bir sessizlik vardı. Müdür odasına girdiğimde, karşımda duran üç yabancının duruşu beni daha da gerdi. Biri yaşlı, oldukça otoriter görünen bir adamdı; diğer ikisi ise daha genç ve profesyonel bir görünüme sahipti. Devamını okumak için diğer sayfaya geçiniz
Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin... 👇