Havadan soğuk bir rüzgârın sarmaladığı pazar yeri, alışverişe gelen kalabalıkların sesleriyle yankılanıyordu. Renk renk meyve ve sebzelerin sergilendiği tezgâhlar arasında, elinde bir mendil tutan yaşlı bir dilenci oturuyordu. Yüzü, hayatın acımasız dokunuşlarıyla şekillenmiş, gözleri ise yorgun ama hâlâ umutla parlıyordu. Her gün aynı köşede oturan bu dilenci, yalnızca para değil, biraz da şefkat bekliyordu. Ancak o gün, beklenmedik bir olay pazar yerinde bir anda gergin bir havanın oluşmasına sebep oldu. Kalabalığın içinden bir adam, öfkeyle dolup taşarak dilenciyi tekmeledi. Herkes bu anı şaşkınlıkla izlerken, yaşlı adamın gözlerinde acının yanı sıra bir boşluk belirdi. Bir anlık öfkenin sonuçları, insanların yüreğinde derin yaralar açıyordu. Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsiniz
Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin...
👇