GÜNCEL HABERLER

19 yaşındayken hayatımın tamamen değişeceğini hiç düşünmemiştim. O yıl bir bebeğim oldu. Bir kız. Onu kucağıma ilk aldığım an hâlâ aklımda; minicik parmakları, gözlerini kapatıp sessizce nefes alışını izlediğim o birkaç dakika… Ama o anlar çok kısa sürdü.

 

Ailem, onu hastanede bırakmam için bana korkunç bir baskı yaptı. Gençtim, param yoktu, kalacak yerim yoktu ve onlar sürekli aynı şeyi söylüyordu: “Bu çocuk senin hayatını mahvedecek.” Beni tehdit ettiler, yalnız bırakacaklarını söylediler. O gün kendimi tamamen köşeye sıkışmış hissettim.

 

Sonunda pes ettim.

 

O kararı verdiğim gün, içimde bir şey kırıldı. Hastaneden çıktığımda sanki ruhumun bir parçasını orada bırakmış gibiydim. Yıllarca bu kararın yükünü taşıdım. O günden sonra ailemle tüm bağımı kopardım. Onları affedemedim.

 

Ama o zamanlar kendimi şöyle teselli etmeye çalışıyordum: Belki de bir gün onu evlat edinen bir aile olur ve ona benim veremeyeceğim bir hayat verirler.

 

Yıllar geçti. Hayatımı yavaş yavaş toparladım. Çalıştım, mücadele ettim ve sonunda kendi ayaklarımın üzerinde durmayı öğrendim.

 

Sonra Murat’la tanıştım.

 

Murat, tanıdığım en iyi kalpli insanlardan biriydi. Sakin, anlayışlı ve inanılmaz sabırlıydı. Bir süre sonra evlendik. Ama Murat’ın hayatında benim için çok önemli olacak biri daha vardı: evlat edindiği kızı Elif.

 

Elif’i küçükken evlat edinmişlerdi. Murat ve eski eşi onu hastaneden almış. Biyolojik annesi doğumdan hemen sonra onu orada bırakmış.

 

İlk tanıştığımız günü hiç unutmam. Elif biraz çekingen ama sıcak bir gülümsemeye sahipti. Daha ilk haftalarda aramızda güçlü bir bağ oluştu. Bazen saatlerce sohbet eder, bazen birlikte yemek yapar, bazen de sadece film izlerdik.

 

En tuhafı ise yaşıydı.

 

Tam olarak benim yıllar önce bıraktığım kızımın yaşındaydı.

 

Bazen onu izlerken içimde garip bir his olurdu. Sanki kader beni yıllar sonra bir şekilde telafi etmeye çalışıyormuş gibi hissederdim.

 

Elif de bana çok çabuk alıştı. Hatta bir gün gülerek şöyle demişti:

 

“Biliyor musun, sanki seni yıllardır tanıyormuşum gibi hissediyorum.”

 

Ben de gülmüştüm ama içimde açıklayamadığım bir sıcaklık vardı.

 

Her şey normal gidiyordu… ta ki o gün gelene kadar.

 

Bir hafta önce Elif okuldan eve heyecanla geldi. Elinde küçük bir kutu vardı.

 

“Okul projesi için DNA test kiti dağıttılar,” dedi. “İsterseniz siz de benimle birlikte yapabilirsiniz.”

 

Murat gülerek kabul etti. Ben de çok düşünmeden katıldım.

 

Elif şaka yaparak, “Biliyorum akraba değiliz ama kim bilir… belki gerçek ailemi bulmama yardımcı olur,” dedi.

 

O an bunun sadece eğlenceli bir proje olduğunu düşündüm.

 

Ama yanılmışım.

 

Sonuçların geleceği gün Elif okuldan her zamankinden çok daha sessiz döndü. Normalde eve girer girmez konuşmaya başlardı. Ama o gün sadece odasına gitti.

 

Akşam yemeğinde göz teması kurmaktan kaçındı. Neredeyse hiç konuşmadı.

 

Sonra Murat’a dönüp, “Seninle biraz konuşabilir miyiz?” dedi.

 

İkisi salona geçti. Kapı kapandı devamı icin sonrki syfaya gecinz...

Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin... 👇

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.