GÜNCEL HABERLER

...titreyen bir sesle fısıldadı:

 

"Aman Allahım... Bu... bu da ne böyle?"

 

Annemin gözleri salonun ortasına çivilenmişti. O an, onun bakışlarını takip ettim. Beklediği şey; dökülen duvarlar, ödenmemiş faturalar yüzünden karanlıkta kalmış bir ev, birbirine tahammülü kalmamış mutsuz bir çift ve perişan bir hayattı. Ancak onu asıl dehşete düşüren, evimizin sadeliği ya da Zeynep’in mutfaktan gelen o huzur verici kek kokusu değildi. Onu olduğu yere mıhlayan ve o kibirli duruşunu bir saniyede tuzla buz eden şey, salonun güneş alan köşesindeki berjerde oturan adamdı.

 

O adam, kucağında Zeynep'in yedi yaşındaki oğlu Can ile oturmuş, ona heyecanlı bir ses tonuyla masal kitabı okuyordu. Annemin topuklu ayakkabılarının çıkardığı sesi duyunca masal okumayı bıraktı ve başını kaldırdı.

 

Oturduğu yerden usulca doğruldu. Yılların yüzüne çizdiği derin çizgilere ve beyazlamış saçlarına rağmen o gözler aynıydı. Bu adam, ben henüz beş yaşındayken bizi "terk ettiği" söylenen, adını evde anmamın bile yasak olduğu babamdan başkası değildi.

 

Annemin elindeki o binlerce liralık marka çanta, parmaklarının arasından kayıp büyük bir gürültüyle parkeye düştü. Yüzündeki bütün kan çekilmiş, adeta bir hayalet görmüş gibi bembeyaz olmuştu. Eliyle kapı pervazını daha da sıkı kavradı, sanki ayakta durmakta zorlanıyordu.

 

"Sen..." diye kekeledi annem. "Senin... ne işin var burada?"

 

Babam, kucağındaki Can'ın saçlarını şefkatle okşayıp onu yere indirdi. "İçeri git oğlum, annene yardım et bakalım," dedi yumuşak bir sesle. Can neşeyle mutfağa koşarken, babam ellerini ceplerine koyup anneme doğru döndü. Yüzünde ne bir öfke ne de bir şaşkınlık vardı; sadece yılların getirdiği büyük bir dinginlik okunuyordu.

 

"Benim yerim oğlumun ve ailemin yanı, Leyla," dedi babam tok bir sesle. "Asıl senin, yıllar önce kendi hırsların uğruna parçaladığın bu ailenin kapısında ne işin var?"

 

Annem şaşkınlıkla bana döndü. Gözlerinde inanamayan bir ifade vardı. "Sen... sen bu adamı evine mi aldın? Bu adam seni, bizi terk etti! Seni beş yaşındayken o koca evde babasız bıraktı!" diye bağırdı. Sesi apartman boşluğunda çınlıyordu ama içindeki o eski otoriteden eser yoktu; sadece paniği hissediliyordu  Devamını okumak için diğer sayfaya geçiniz 

Devamını okumak için diğer sayfaya geçebilirsin... 👇

Leave comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *.